ofs......

ofs......

Kategori: mavikule

 

Özlüyorum yar
Hırçınlaştırdı yokluğun
Ne kahvenin tadı var
Ne eski dostum sigaranın
Bağırır oldum önüme gelene
Deliler gibi
İşe verdim kendimi
Koşturuyorum her yana
Beynim düşünmesin
Bedenim yorgun düşsün
Bir an önce
Düşlerimde göreyim seni
Mahrum kaldım
Sevgiyle kucaklayan
Bir çift koldan
Kucaklayışında eridiğim
Bakışında yok olduğum
Gülüşüne çarpıldığım yar
Neredesin...

.................. ve ve ve ve yine yalnızlık herzeman ki gibi ;)

16:39 - Pazar, Mayıs 4, 2008 - yorum {yok} - yorum yaz

MAVİM'E!!!

MAVİM'E!!!

Kategori: mavikule

Sarılmak isteyip de sarılamadığım,elini tutmak isteyip de tutamadığım,yüzüne "SENİ SEVİYORUM" diye haykırmak isteyip de söyleyemediğime.. Mavim'e..

Gözlerine her baktı
ğımda içimden bi parça ayrılıyor sonsuzluğa.. Her defa yüzüne baktığımda gözlerimden yaşlar boşanıyor.. Sesini her duyduğumda yaşamak bana ölüm geliyor..

Seni delilercesine sevip de "SEN
İ SEVİYORUM" diyememek beni yaşadığıma pişman ediyor.. Senin gözüme baka baka başkasına "SENİ SEVİYORUM" demen içimde fırtınalar kopartıyor..

Mavim!!

Her zaman ki gibi gözlerini dü
şünüyüorum..Gözlerinden; sevgiyi öğrendim ben, huzuru, seviyorum diyemeden ölümü göze almayı , değer vermeyi , saygı göstermeyi ve saygı görmeyi..

Mavim!!

Seninle el ele gezmeyi istiyorum, gözlerinde dalmayı istiyorum.. deniz kenarında kula
ğıma o iki kelimeyi söylemeni istiyorum..

Mavi gözlüm, Deniz gözlüm benim!!

Senin için atan bir kalbin son parçaları kaldı artık.. Ne olur bi
şeyler söyle.. Bana bi ümit ver..

KORKUYORUM MAV
İM!!

Sana "SEN
İ SEVİYORUM" deyince .. Beni gözlerinden mahrum etmenden, o güzel sesinden mahrum etmenden korkuyorum..

Heryerde seni görüyorum , her cümlemde ismini kullanıyorum , sesin hep kula
ğımda .. NE OLUR MAVİM Bİ ÜMİT ..

Mavim!!

Ben seni uzaktan izlemek istemiyorum.. Deliler gibi ba
ğırmak istiyorum sonsuza.. NOLUR BANA CESARET VER MAVİM..

MAV
İM!!

Şunu bil ki senin bana söylemeyip de
Benden esirgedi
ğin o iki kelimeyi
Yıllar geçse bile üstünden
Şimdi ben sana söylüyorum
Güne
ş gökyüzünde yansa yakılsa
Bulutlar ba
şını eğip ağlasa
Yıldızlar gözya
şı gibi dökülse
Tut nefesini sıkı tut
SEN
İ SEVİYORUM SENİ SEVİYORUM
GÖZLER
İ DENİZ KOKAN YARİM SENİ SEVİYORUM!!


( sevipte söyleyemeyenlere)

15:46 - Pazar, Ekim 8, 2006 - yorum {4} - yorum yaz

Dayanacaksın Yuregim Baska Caren Yok!!!

Dayanacaksın Yuregim Baska Caren Yok!!!

Kategori: mavikule

Her zamanki gibi tekduze,siradan bir gunun ardindan,geceler dostum oldu kucaklayarak karsiladi beni bir tek yildiz bile goremeden.
Hep dunlerimi yarinlarimi dusunerek oyalandim durdum ya,bu gunun tadina varamadigim bir gun daha eksildi ömrümden.

Hic bir seyin sonunun gelmedigi gibi,
icimde buruklugun verdigi aci ve huznun de sonu gelmeyecek kimbilir.
Sevincide ,huznude icice hisettim.Vefa ile ihaneti birarada tattim.

Noktayi koymam gerekirken insanlara virguller dagittim.
Gulmeyi ,eglenmeyi beceremedim ama agladim hickiriklarla doya doya.

Bugün yapilan güzelliklerin,iyiliklerin bir anda kolayca silinip ,unutulacagi bir carkin icinde dolasmanin hicte kolay olmadigini ogrendim.

Bu acilar benimdir diyerek,sahip cikip kanayan yaralarimi
gizleyerek yasamayida ogrendim.

Evet dun bitmistir deriz,bugune bakalim diye hep,oysa hayat dunden izler birakiyor ruhumuza.Oyleyse dunde bizim,yarinda bizim bir parcamiz.

Ve yalnizliklar son nefesimizi teslim edinceye dek.Herkez benim gibi yalniz midir bu dunyada,yoksa yalnizlik ben miyim bilmiyorum.yalnizliklarda asklar gibi tariften mahrum ,kisiye gore degisir.Benim yalnizliklarimsa bambaska.

Vefasizlarla basedebilmek zormus ama ne kadar haksizliga ugradiysam o kadar güçlendigimi kesfettim,bilmezdim bu kadar denli güçlü ,bu kadar aciya katlanabilecegimi.Ama yinede bir gun yikilmaktan korkuyorum.

papatyalardan taclarim olmadi hiç,dilekler tutamadim yildiz kayarken,
cünki hep köpruler kurmaya calismakla gecti günlerim.Sevgi köprüleri,dostluk köprüleri,onlar yikti ben kurdum yenilerini yilmadan,usanmadan.

Umutlarim simdi bir yanda,sonbaharlarim diger yanda,ne ileri bir adim,ne geriye bir adim atamamanin ezikligi acitip duruyor yüregimi.Bazen yangin yerine ,bazen buzdagina dönüsuyor bedenimortasini bulamiyorum.

hayat inisli,cikisli uzun bir yol.O yolda
karsima ne cikacagini bilmeden yalnizligimla yuruyorum.Ama bu yolun basi nereden ben neresindeyim bilemiyorum.

Bayram sevinci içinde uyanarak,icimden sarkilar mirildandigim
sabahlar simdi cok uzak.

Sevipte deger verdigimse vuslata hem bana hem vuslata uzak.

Olsun nasilsa bir gün seven gönüller birbirini bulacak.

Kalpler de özlenen ,beklenen bayramlar bir gün bu dünyayi dolduracak.

Dayanacaksin yüregim baska çaren yok

15:43 - Pazar, Ekim 8, 2006 - yorum {yok} - yorum yaz

a$k anLık bir$ey

a$k anLık bir$ey

Kategori: mavikule

Aşk anlık bir şey. Herkes herkese aşık olabilir. Önlenemeyen sarsıntıdır aşk. Zaten önlenemiyorsa aşktır en çok. Engellenemiyorsa... kaçamıyorsan... kendini tamamen unutabiliyorsan...

A
şk anlık bir şey...Bir an,insanın içindeki o dev duvardaki,kritik bir taşın hareketi...Yıkılması aslında çok güç ve hatta neredeyse olanaksız o duvar,titremeye,zaman zaman tüm ağırlığını hissettirerek sallanmaya başlar.
Bunun üretti
ği korkuya bağlı bir duyarlık...
A
şk işte...

Bu yüzden aslında herkes herkese a
şık olabilir...Giderek,belki de aslında herkes herkese aşıktır da,bunu bilmez...
O ta
şın hareketidir bunu anımsatan...
Bu yüzden bitti denen a
şklarda bile en acılı duygu anımsayışlardır...
A
şk anımsamaktır
Ve elbette fark etmek.
Neyi mi?
Tam o an,o duvarı sarsan neyse;bir bakı
ş,bir duruş,bir söz,susuş...

Her
şeyi anınsayanların ve yaşadıklarını hissederek yaşayanların çektiği nevrotik sancının sebebi, çokca bu değil mi?
Çünkü ilk neden, özünde önemsizdir.
Çünkü; "neden" her
şey olabilir...
Her
şey...

Nedenlerin genellikle önemsiz olması, hayatımızı olu
şturan süreçte, aşk dışında şeyler için de elbette geçerli...
İşte bu nedensizlik yada önemsiz nedenlerin başlattığı o önlenemeyen sarsıntıdır aşk...
Zaten önlenemiyorsa a
şktır en çok...
Engellenemiyorsa
Ka
şamıyorsan...
Ve ferk ettiysen...
Bilinmeyen bir duruma dair saptama yapmak anlamlımı bilmiyorum...
Ama o fark vardır...
O kadın artık bütün di
ğer kadınlardan, o adam diğer bütün adamlardan farklıdır.
O an "hep"tir...
Olan bitan "hep", o anda olup biter...
Cinayetler, aldatı
ş yada kaçışlar,hep o an ve hep o an içindir.
O anı sonsuz kılmak çabasımı, unutamayacak olmanın yarattı
ğı bir cinnet mi?
Ne fark eder?
Öyledir ve artık hep öyle kalacaktır.
Farkların giderek artması, ölçüsü tutulamayan ve hızla derinle
şen bir tutkı ve önceden dünyaya yansıttığın acımasızlığın bir yansıması olarak, kendine ve aşık olunana kişiye dönüşür.
Her
şey ona dönüşür...
O, her
şeydir...
O zaman a
şktır ve mutluluk veren acı çektiren ve acı çeken, özlenen ve özleyen, giderek söylenen ve söyleyen, birbirine karışır:
Bir olur...

Kendini aynada görmesen ve kendi sesini duymasan, eskiden bir "kendin" oldu
ğunu bile anımsayabilirsin...
Unutabilirsin...
Ve unutmak...
Elbette a
şkı yok sayabilmek için gereken en büyük,en gerekli yalandır.
"Unuttum" yalanı olmasa varolu
şun tehlikeye girer...
Unutu
ğuna inanmak zorundasın.
Ve tüm inançlar gibi, kendisi için ne gerekiyorsa do
ğrusu odur...
Unutmak; ilaçtır.
"Bir a
şkı;ancak, bir başka aşkla yok edebilirsin" demişti birileri.
Tabutuna çaktı
ğın yeni bir çividir her aşk...
Elbette mezarının görkemi, çivilerin çoklu
ğuyla değil, hala o tabutu parçalamaktan korumalarıyla güçlenecek...
A
şk...Mümkündür...
Ve ben a
şığım...
Ötekileri unuttum...

21:27 - Cuma, Ekim 6, 2006 - yorum {yok} - yorum yaz

Sonraki Sayfa