Esip geçtin ömrümün en güzel yerinden, en güzel yerimden
Yüreğimden...
Kimse bi'şey söylemedi
Kimse bilemedi zamansız akacak yaşları
Kimse hesap etmedi böylesi bir sevdanın yok yere harcanacağını
Sana mı toz konduramadım, sevdama mı... ayırt edemedim
Rotamı sana öyle çevirmişim ki, alıkoyamadım kendimi
Biliyorum;
Hata ettim!!!
Kesmeliydim çığlıklarını içimin, susturmalıydım... Kanatsa da hücrelerimi söyleyemediğim kelimeler, bakakalsa da gözlerim ardına şişelerce su döktüğüm yolara,
Sonsuz dilsizliğime sığınmalıydım...
Sığındım!!!
Senli sonbaharları bıraktım kuytu bir köşeye
Kalsın o kuytulukta yapraklar, savrulsun
Serilmesinler yüreğime, üşürüm ben...
Peşimde soğuklar, peşimde anılar, peşimde zamansız vedalar
Tüm peşimdeleri bıraktım ben... Sadece sığındım...
Umutsuzluğun kanatlarına takıldı hayallerim
Ve yağmur yüklü kara bulutlara döndu gözlerim...
Git durma bir an bile
Madem ki satılığa çıkarmışsın yüreğini
Ve yitirmişsin sende kalan beni
Şimdi ne rüyalarımın kıyısında
Ne sığındığım dualarımda
Ne içinde kaybolup gittiğin yüreğimde
Yerin yok zaten bende
Kelimlerin anlamlarını tüketmeden
Geçmişteki sevdiğim seni kaybetmeden
Aşkın adını daha fazla kirletmeden
Git artık nereye gideceksen.
"Bir teselli ver
Kırılan gururuma
Bir tebessüm et
Unutursun zamanla
Yine dalmışım aynada
Yüzüm ağlar
Yine dalmışım
Elimde fotoğraflar
Yine aylardan kasım
Sanki sende kaldı bir yarım
Her nefesim her anım
Sanadır canım"
Özlüyorum yar
Hırçınlaştırdı yokluğun
Ne kahvenin tadı var
Ne eski dostum sigaranın
Bağırır oldum önüme gelene
Deliler gibi
İşe verdim kendimi
Koşturuyorum her yana
Beynim düşünmesin
Bedenim yorgun düşsün
Bir an önce
Düşlerimde göreyim seni
Mahrum kaldım
Sevgiyle kucaklayan
Bir çift koldan
Kucaklayışında eridiğim
Bakışında yok olduğum
Gülüşüne çarpıldığım yar
Neredesin...
Bir
aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna Rağmen hala
yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve
yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe
yaramayacaktır.Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.
Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir
soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin.
Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede
hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.Sen, "Ama
senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap
verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla
karşılaşacaksındır.
Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin,
ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne
yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya
yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu.
Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak İçin
uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok
senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.Her zamanki gibi
yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem
ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir
zaman bir tek kişiye bağlamadın ki....
Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu
oluyorsun Unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara
tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında.
Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun as olan yürektir.
Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma;
yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru
yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret
günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin
çiçekleri dolduracak yüreğini...
| Sonraki Sayfa |